15 Mayıs 2012 Salı

Şampiyonsun Cim Bom Bom


Şampiyonluk yakın, meşaleyi yakın demiştik! Ve o Istanbul’u yakmaya değer şampiyonluğumuza sonunda ulaştık.

Şike skandalları ile başlayıp büyük bir kaos ile geçeceği belli olan 2011-2012 sezonunda, geçmiş sezondan neredeyse hiç oyuncusu kalmayan; yönetimi değişmiş, teknik heyeti değişmiş, iddianamelerde adı geçmemesine rağmen bu kirli oyunların içerisine çekilmeye çalışan, sezon başında kime destek olmak için çıkarıldığı belli olan saçma sapan bir play off sistemine rağmen; söke söke, hakkı ile şampiyon olan Galatasaray’ın şampiyonluğuna kimsenin en ufak bir laf etme hakkı yoktur, olamaz !

Gelelim Fenerbahçe’ye. Günahım kadar sevmediğim Avrupa’da dahi desteklemeyip, Galatasaray’ı da Avrupa’da dahi desteklemelerini istemediğim bu klübün 2011-2012 sezonu sonucunu objektif değerlendirirsem, kesinlikle “başarılı” olarak nitelendiririm. Şike ile çalkalandıkları bu dönemde futbolcular ile teknik ekip olabilecek en güzel uyumu sergileyip normal sezonu 9 puan gerimizde bitirip play off larda daha başarılı bir ivme ile ligi normal sezondan farklı olmayarak 2. Bitirdiler, alabilecekleri en güzel sonucu aldılar.

Ancaaaak bu zor dönemlerinde göstermiş oldukları performansı çok güzel pazarlama aracı olarak kullanıp “Bakın! Şike yapsak ligdeki durumumuz böyle mi olurdu” şeklinde yansıttılar. Bütün telefon kayıtları, buluşmalar alalade ortada iken asıl tebrik edilmesi gereken konu da işte buradaki pazarlama başarılarıdır!

Hee bir de kendilerini cumhuriyetin yılmaz savunucuları olarak gösterip, diğer klüpler ile cemaat ilişkisi kurma çabaları yok mu ? işte bu da sıçtık bari sıvayalım kısmı!

2. Terim döneminin başarısız olarak bitmesinin ardından içimden hep “Bir gün güneşli günlere yine imparator ile çıkacağız” diye geçiriyordum. Her komutan savaş kaybeder. Fatih Hoca’da 2. Döneminde kaybettiği savaştaki hatalarını en objektif şekilde değerlendirip ordusunun başına geri dönerek giriştiği ilk meydan muharebesinden zafer ile çıkmayı bilmiştir. Bu daha başlangıç…

Şimdi sırada Avrupa var! Şimdi onlar düşünsün…

P.S. Şu anda kişisel olarak beni en çok tatmin edecek şey Mehmet Topuz’a “Goyduk mu ?” demek olurdu.


0 comments :

Yorum Gönder