27 Mayıs 2013 Pazartesi
Kaybolan Değerlerimiz 4: Teletext
13 Şubat 2013 Çarşamba
Sivri Ada ya da Hayırsız Ada
Sırtını denize çevirmiş bir millet olarak, Dünya üzerinde içinden denizin geçtiği tek şehir olan İstanbul'da yer alan, yalnızca güneşli haftasonları mangal yapmak için kullandığımız Prens Adaları'nın en küçük ikinci üyesidir Sivri, halk arasında bilinen diğer adı ile Hayırsız Ada.
Üzerinde 10. yy dan kalma bir manastırın kalıntıları da bulunan Sivri Ada aslında hayırsız olduğu kadar talihsizdir de. Haydarpaşa Mendireği yapılırken ihtiyaç duyulan taş ihtiyacı Sivri Ada'dan temin edilmiştir. Dolayısı ile önceleri daha da sivri olan ada zamanla yontulara sivrilik özelliğini de kısmen yitirmiştir. Aynı zamanda üzerinde yer alan manastırın kalıntılarının büyük bir kısmı da şu anda Haydarpaşa Mendireği'ni süslemektedir!
Üzerinde hiçbir yerleşim izi bulunmayan ada Bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılmış, zaman zaman da inzivaya çekilmek isteyen din adamlarına ev sahipliği yapmıştır.
Ancak adanın tanık olduğu sürgünlerden belki de en korkuncu 1910'da Osmanlı döneminde gerçekleşmiştir.
Dünya üzerindeki büyük şehirlerin büyük olarak nitelendirilmeleri nüfus veya kapladığı alandan ziyade kendilerine has dokuları ile gerçekleşmektedir. İstanbul'un da tarih boyunca kendi has dokularının içerisinde en belirgin olanlarından bir tanesi diğer Dünya ülkelerinde görmenin mümkün olmadığı hayvanlara ev sahipliği yapan sokaklarıdır.
Ancak Osmanlı döneminde Avrupalılaşma merakı içerisinde yapılan yanlış uygulamalardan birisi de İstanbul'u bu sokak hayvanlarından kurtarma çabasıdır.
İlk defa 19. yy ın ilk çeyreğinde 2. Mahmut tarafından gerçekleştirilmeye çalışılan İstanbul'u sokak köpeklerinden kurtarma girişimi yaklaşık 30.000 sokak köpeğinin toplanarak, susuz ve kurak olan Sivri Ada'ya terk edilmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu operasyon İstanbul'luların büyük tepkisini çekmiş ve insanlardan yüksek sesle "hayvanlara yapılan bu eziyetin uğursuzluk getireceği" söylemleri yükselmiştir. Bu tepkilerin ardından sağ kalan köpekler tekrar adadan toplanarak İstanbul sokaklarına geri bırakılmıştır. Ancak köpeklere yapılan bu sürgün girişiminin ardından ilk uğursuzluk hemen peşi sıra Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın oğlu İbrahim Paşa'nın ordusunun Kütahya'ya kadar ilerlemesi ile gelmiştir.
İstanbul'u köpeklerden kurtarma düşüncesinin ikincisi ve en korkuncu ise takvimler 1910'u gösterdiğinde İttihat ve Terraki dönemi İstanbul'u Şehreminisi Suphi Bey tarafından gerçekleştirilecektir.
![]() |
| Dönemin İtalyan Gazetelerinde Çıkan Bir Haber |
Bu sefer sokakları köpeklerden tamamen temizlemek isteyen Suphi Bey yaklaşık 80.000 sokak köpeğini toplayarak Sivri Ada'ya göndermek ister, ancak İstanbul'lular bu olaya yine tepkilidir. Dolayısı ile bu köpekleri sokaklardan toplayacak insan bulmakta zorlanıldığı için, dönemin berduşları ve serserileri köpekleri toplama işi ile görevlendirilir.
Sokaklardan toplanan onbinlerce köpek kayıklarla yazın sıcaktan kavrulan, içme suyunu bırakın gölgelik alan bile zor bulunan Sivri Ada'da kaderlerine terk edilir. Geçen günlerin ardından köpeklerin durumu o kadar vahimleşirki açlıktan birbirlerini öldürerek ya da bir umut yüzme çabası içerisinde boğularak bir bir telef olurlar. Hatta bu dönem içerisinde köpeklerin feryatlarının İstanbul'dan duyulduğu söylenmektedir.
Halk tarafından hayvanlara yapılan bu eziyetin uğursuzluk getireceği inancı, ikinci defa gerçekleşen hayvan sürgünü sonrasında yaşanan büyük İstanbul Depremi ve Balkan Savaşları hezimeti ile ilişkilendirilir.
Tarihi boyunca ev sahipliği yaptığı bu iki büyük hayvan sürgününün ardından Sivri Ada, halk arasında Hayırsız Ada olarak anılmaya başlanmıştır.
23 Kasım 2012 Cuma
En Zengin Afrikalılar: Kara Kıtanın Beyaz Zenginleri
"Afrika" denildiğinde Afrika'da yaşayan insanlar haricinden Dünyanın geri kalanının aklına gelen ilk kelimeler yoksulluk ve sefalet olur sanırım. Belki de bu, Afrika ile ilgili dünya gündemine taşınan haberlerin büyük kısmının açlık içinde yaşayan siyah insanların görüntülerinden oluşması ile ortaya çıkan bir izdüşümdür. Hatta öyleki bu düşünce, Afrika'da yaşayan herkesin fakir herkesin aç sanılması gibi bir yanılgı da ortaya çıkartabilmektedir.
Ama bunun tamamen yanlış bir düşünce olduğu, Afrika'da herkesin aç olmadığı gibi bir gerçek var.
| En Zengin 9 Afrikalı |
14 Kasım 2012 Çarşamba
Bir Futbolcudan Fazlası: Robbie Fowler
Sanat, bilim, iş dünyası ve spor dünyasında bulunup sadece bulunduğu alanda adından söz ettiren büyük çoğunluktaki insanların yanı sıra bu alanlarında herhangi birisinde yer alarak adını dünyaya asıl faaliyet alanının yanı sıra diğer sıradışı ve takdir edilesi hareketleri ile de duyuran küçük bir topluluk da vardır.
Sağlam bir West Ham United taraftarı olarak bu saygı değer insanların içerinde bir Liverpool efsanesi olan Robbie Fowler'ı da görmekteyim.
Yukarıdaki görselde Fowler'ın kısaca özgeçmişi ve futbol hayatındaki başarıları gösterilmekte. Ama benim Fowler ile ilgili asıl bahsetmek istediklerim futbolculuğu ile ilgili başarıları değil, futbol hayatı boyunca gösterdiği insanlığı ile ilgili hareketleri.
9 Kasım 2012 Cuma
Atların Kıçı Biraz Daha Geniş Olsaydı, İnsanlık İçin Her şey Çok Daha Farklı Olabilirdi.
Günlük yaşantımızın seyri sırasında onlarca kez kullandığımız ve dikkatimizi çekmediği için merak da uyandırmayan, bütün dünyada standart kabul edilmiş; araba lastiğinin çapı, A4 kağıdının boyutu vb gibi binlerce standardize edilmiş ölçü bulunmaktadır.
![]() |
| 15. yy dan bir at arabası örneği |
![]() |
| Newcastle Tren İstasyonu. Evet, bu rayların ölçüsünü işte o ilkel at arabaları belirlemiş. |
7 Kasım 2012 Çarşamba
2012 Amerika Başkanlık Seçimleri: Eşeklerin Zaferi !
| 2000 |
| 2004 |
| 2008 |
| 2012 |
5 Kasım 2012 Pazartesi
Remember Remember The Fifth Of November
V for Vandetta filmini izleyen insanların bir çoğunun dikkatini çeken repliktir maskeli anarşist abinin söylediği "remember remember the fifth of november". Belki filmi izleyen bir kısım insan bu maskeli abinin aslında kim olduğu ve "remember remember the fifth of november" repliğinin ne anlama geldiğini araştımıştır. Filmi izleyip araştırmayan ya da bu konu hakkında pek bilgisi olmayanlar için, İngiliz Kültürüne duyduğum merakın da etkisi ile yapmış olabileceğim araştırmanın sonucunu burada yazmak istedim.
5th of November olayının 500 seneden fazla bir zamandır sürekli dünya gündeminde olması, bir çok distopik romana esin kaynağı oluşturması (1984 ve Fahrenheit 451 bu örneklerdendir) konunun kendisinden ziyade öncüllerinden daha farklı olan ve ardıllarını da etkileyen dünya tarihinin en önemli anarşik eylem girişimi olmasıdır kanımca.
Barut komplosu (Gunpowder plot) denildiğinde genelde karakterize edilen kişinin Guy Fawkes olması sebebi ile olayın liderinin kendisi olduğu sanılır, ama asıl gunpowder olayını organize eden ve süreci kontrol eden kişi Robert Catesby'dir.
| Guy Fawkes ve Robert Catesby |
![]() |
| James I of England |
![]() |
| Gunpowder Plot Çetesi |
![]() |
| Fawkes'in esaret sırasındaki bir görseli |














