26 Temmuz 2011 Salı

Popülizmin Doruklarında Gezinen Bir Portre: Yılmaz Özdil

Daha önce yine bu adamla ilgili bir yazı yazmıştım, oradan da anlaşılacağı üzere bu adamı ne kadar çok sevmediğimi tahmin edebilirsiniz. Bknz: http://gelsenbirdebanasor.blogspot.com/2011/04/ylmaz-ozdil-ile-gundemi-takip-ediyorum.html


Bence bu arkadaşın yazıya başlama ve yazıyı bitirme arasındaki geçirdiği süreç şu şekilde ilerliyor; Popülizmin bu memlekette din ve milliyetçilikten bile daha fazla prim yaptığının farkında olan bu adam gündemi hangi konunun meşgul ettiğine baktıktan sonra ekşi'de wikipedia'da konu ile ilgili muhtelif bilgilere bir göz attıktan sonra oturuyor bir güzel "enter" tuşunu kullanmadan yazı yazıyor. Güzelim vatandaşımda okuduğu bu üç satır yazıdan fikir sahibi oluyor.


Bu adama karşı çok doluyum, hele ki son yazdığı yazıdan sonra.


Amy Winehouse. 27 yaşında hayata gözlerini yuman bir İngiliz. "Erken kaybettiğimiz" falan gibi fakir fukara edebiyatı yapmayacağım. Hatun 27 senelik hayatına milyonlarca hayran ve birisi 5 Grammy ödülü alan 2 albüm sığdırdı. Sebebini henüz tam olarak bilmediğimiz ve sebebi ne olursa olsun bizi ilgilendirmeyen bir sebeplede öldü gitti.


Bir bizde Defne Joy Foster vardı, sevimli bir kızcağız. Bu kadın öldükten sonra Yılmaz insanı bir yazı yazmıştı popülistliğini en dorukta göstererek. Hesapta Defne'nin ölümü üzerine olumsuz yorumları eleştiren bir yazı. Yazısında Sakıp Sabancı'dan tutun Erdal İnönü'ye, Kerim Tekin'den Uğur Mumcu'ya örnekler vermişti. Yazı tuttu, çünkü popülistlik ancak bu kadar olurdu.


Amy öldükten sonra da bugün bir yazı yazmış yine popülist ve eleştirel! hatta şöyle de kesin bir yargıda bulunmuş Defne'nin ölümüne kesin yargıda bulunanları eleştiren Yılmaz "eroin'i, kokain'i, ecstasy'i, ketamin'i kokteyl yapıp viskiyle yuvarlamış" Yanında mıydın be bilader?(hani bu adam İzmir'li ya, hatta İzmir faşisti ya onun için kendisine bilader diye seslendim!) Hem böyle bir şekilde ölmüş olsa seni ne ilgilendirir? O zaman sen Defne evinde ölü bulunduğu adamla seviştikten sonra uyuşturucu kullanıp ölse nefret mi kusacaktın? bu kadar mı basitsin? ya da bu kadar mı iki yüzlüsün?


Bir de Amy'i bugünki köşesine konu olarak seçmesi 13 şehidimizin bu kadar gündeme taşınmaması imiş.Be adam madem sen bu konuda bu kadar hassassın o zaman bırak Amy Winehouse'ı kendine ana konu seçmeyide uzun uza bir yazı yaz terörün neden ve nasıl buralara geldiğini belirten. Ama o zaman tutmaz demi be bilader! Örnek verdiğin Apbi İpekçi gibi, Uğur Mumcu gibi, Ahmet Taner Kışlalı gibi uzun araştırmalar sonucu yazılar yazsan kim okuyacak değil mi? Hem zaten o zaman bu kadar gündemde de olmazsın.


Neyse be moruk sen bu şekilde yazmaya devam et, fazla kasma.


Amma dolmuşum bu arada. Tamam sakinim :)

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Or-Gi Havaalanı

Canım ciğerim birtanecik hükümetimin bir boka yaramayan ama milyonlarca Türk Lira'sı harcayıp çok bir boka yarayacakmış gibi gösterdiği projelerden birisi daha tekrar gündemimize geldi.
Şöyle bir analiz yapalım İstanbul'da bulunan havaalanları için;
Kadıköy'den, kendi yakasında bulunan Sabiha Gökçen Havaalanına ulaşmak ne kadar sürüyor? En iyimser 45 dakika. Peki Sarıyer'den kendi yakasında bulunan Atatürk Havaalanı'na ulaşmak kaç dakika? en iyimser 60 dakika. Farkındaysanız alakasız ilçe isimleri vermedim, hep pozitif davrandım. Peki Giresun'dan Trabzon Havaalanı'na ya da Ordu'dan Samsun Havaalanı'na ulaşmak ne kadar? en iyimser değil, taş çatlasın 1 saat! Vay bee harbiden çok gerekliymiş bu yatırım demek ki!
Yurdum insanının geneli gibi beyni uyuşturulmuş güzelim Ordu ve Giresun illerimizde eminim ki bayram havası vardır şimdi Havaalanımız olacak diye. Lan oğlum adamlar fındığınızın, çayınızın, hayvancılığınızın afedersinizde a.q du, sesiniz çıkmadı. Şimdi hiçbir bokunuza yaramayacak hatta il genelinde muhtemelen %20 yi geçmeyecek bir kesimin kullanacağı havaalanı için şenlik yapıyorsunuz. Bu konuda bildiğim süpersonik bir atasözü var ama 18 yaş altı okuyucularımı da gözönünde bulundurarak yazmıyorum, merak edene özelden söylerim.
Bu arada bahsi geçen projenin desteklenecek hiçbir yanı yok mu? Olmaz mı, ismi. Orgi, OMG. Ne güzel isim lan kim bulduysa on numara olmuş. Ama başta Orgi olan isim bazı gelen tepkilerden dolayı değiştirilecekmiş. Ben şahsen başta Orgi olan ama sonradan değiştirilmesine karar verilen bu havaalanı için naçizane bir kaç öneri sunmak istiyorum
Threesome olabilir mesela, Seducing, Milf, Teen, Big Tits falan yapın işte ne bileyim. Ya da Fuck me yapın en iyisi memleketi fucktığınız gibi!
Tamam, sakinim.

25 Haziran 2011 Cumartesi

Engin Alan vs Hatip Dicle

Başlıkta ismi geçen iki şahsiyetin çok az miktarda olan benzer özelliklerinden en çarpıcısı; ikisinin de millet iradesi ile meclise girmeye hak kazanıp, mevcut yasalar gereği kazandıkları bu hakkı kullanamamalarıdır. Bu gruba Haberal ve Balbay'ın da katılıp katılamayacağını zaman ile göreceğiz.
Hatip Dicle'nin meclise giremeyeceği kararı kesinleşmesinin ardından Bağımsızlık ve Demokrasi bloğu olarak adalandırılan ve mecliste 36 sandalya ile temsil edilecek grup haklı olarak tepkisini ortaya koydu farklı fikirler üretildi. Sine-i millet (Bu söylemdende nefret ediyorum) dendi, bakın güç kullanırız haaa! denip meclisine girmeye hak kazandığı ülke tehdit edildi gibi bir sürü düşünce ve eylem planı atıldı ortaya.
Ardından Engin Alan'ın meclise giremeyeceğine karar verdi YSK. Bu karar çıkar çıkmaz Devlet Bahçeli ve arkadaşları küplere bindi. Millet iradesine saygı gösterilmediği gerekçesi ile haklı olarak tepkiler ortaya konuldu. MHP grubunun da bu karara karşı eminimki bie eylem planı mevcuttur.
Şimdilik CHP ise cezaevinden aday gösterip meclise girmeye hak kazanan adayları hakkındaki karar kesinleşmesiği için kısık sesle hatta fısıltı ile konuşmakta.
Diyeceğim o ki Acaba Hatip Dicle meclise girseydi Blok grubu Engin Alan'ın meclise girememesini ne kadar önemserdi? Ya da Engin Alan meclise girse MHP grubunun Hatip Dicle'nin meclise girip girmemesi umrunda olur muydu? Kesinlikle olmaz hatta içten içe iki grup da karşı görüşten vekil olmaya hak kazanmış kişilerin meclise girememesine memnun olur ama yine fısıltı halinde "Demokrasi aykırı" söylemini sergilerlerdi.

Kanunların herkes için eşit ve adil olması yerine lehimize çalışmasını istediğimiz sürece hiç bir zaman iki yakamız bir araya gelmez.

Madem demokrasi aşığı olarak gösteriyor herkes kendisini işte size bir öneri mecliste beni temsil eden abilerim ablalarım.

BDP grubu YSK'nın uygulamak zorunda olduğu vekillik iptallerini içeren yasanın gündeme taşınması hakkında bir öneri sunsun. CHP ve MHP 'de bunu desteklesin. Ama CHP, Haberal ve Balbay meclise girse bile desteklesin ki samimiyetine inanalım.


Ayrıca; keşke benim meydanlarda aslanlar gibi kükreyip Avrupa'ya gider yapan sevgili başbakanım ilk meclise nasıl girdiğini hatırlayıp, her konuda yüksek sesle konuştuğu gibi bu konuda da empati yapıp sesini yükseltebilme cesaretini gösterebilseydi.
Ne güzel olurdu demi lan!

24 Haziran 2011 Cuma

Ebeveyn Telkinleri: Chapter 1

Ben sana yapma demiyorum, hobi olarak yine yap!

Tahminlerime göre ergen çağlarında bir çok ademoğlunun velilerinden işittiği cümle grubudur.

Bu ne demektir abicim! bu söyleme maruz kalan arkadaş belli ki ailesinin hobi olarak yapması konusunda ısrarcı davrandığı işi seviyor, e sen niye bunu evladının hobi olarak yapmasını istiyorsun ki! Belkide bir yeteneği daha doğmak üzereyken katlediyorsun. Belkide (Hatta muhtemelen) ne Lebron'lar, ne Messi'ler ne Jimmy Hendrix'ler ne Jack Nicholson'lar ne Tiger Woods(Oha a.q. o kadar da değil!)'lar yok olup gittiler.

Bu kafayla nereye kadar! Olmaaaaaaz ,yürümez bu gemi.

Heee bu lafım ailesinin hobi olarak yapmasını istediği işi gerçekten icra ettiği takdirde başarıya ulaşabilme ışığını yayabilen kişiler için geçerlidir. Yoksa ne kazmalar var bi boktan anlamadan sırf gösteriş olsun diye popüler bir işle uğraşan. Onlar zaten hobi olarak da bir şey yapmasın. Yok olsun onlar!.

Bak şimdi aklıma takıldı ben neden başarılı insan örneklerini hep ecnebilerden verdim.
Bizde neden yok!

12 Haziran 2011 Pazar

2011 Seçim Analizi

Eveeeet, gelelim uzun süredir gündemimizi meşgul eden seçimin kritiğini yapmaya.


Bu kritiği, kritik bir kaç şehri değerlendirerek yapmanın en objektif sonucu yansıtacağına inanmaktayım.

Başlayalım,
Kütahya: Siyanür diye ortalık yıkıldı, insanlar isyan etti-AKP %65
Trabzon:Fenerli başbakan istemeyiz, şampiyonluğumuz çalındı dendi AKP %60
Sinop :Güzel memleketim Nükleerdi termikti ayağa kalktı AKP %55
Ordu :Fındığa taban fiyat için insanlar yollara döküldü AKP %60
Artvin : Burayı anlatmaya hiç gerek yok AKP %46
Kars :Ucube heykel yıkıldı AKP %43

Sonuç ortada,

Bitirmeden not: 5 sene daha bu hükümet ile yönetilmek yıllardır cahil bırakılan benim canım gariban halkımın suçu değildir. O gariban, cahil insanıma gerçekleri onların anlayacağı bir dilde anlatmak zahmetinde bulunmak yerine, Kaf dağının üstünde oturup Gani Müjde gibi bir popülistin "Kafasina kus sictiginda sans oyunu oynayan toplumun; agzina sicana oy vermesi normaldir" gibi iğrenç söylemi ile AKP'ye oy verenleri tenkit eden sözüm ona entellektüellerin suçudur!

Saygılar, sevgiler.

10 Haziran 2011 Cuma

Ait Olduğun Millet, Doya Doya Küfür Edebildiğin Dilin Milletidir.

Türk milleti olarak övünülecek bir çok noktamız olduğunu düşünmekteyim. Bir kaç önemli örnek vermek gerekirse; Mesela atı evcilleştirerek insanoğlunun hizmetine sunan bizim atalarımızdır. Sonra efendime söyleyeyim Yoğurdu biz bulduk mesela. Hepsinden daha önemlisi özellikle Milliyetçi bakış açısına sahip Müdürlerin makam odalarında üçgen şeklinde dizilmiş bayrak takımı mevcut olan 17 tane anlı şanlı Türk devleti var.

Ama ben şimdilik övünülecek yönlerimizi bir köşeye bırakıp, kendimce ezikçe gördüğüm yönlerimizi dile getireceğim.

Bizim milletçe hakkında Türk'lüğe yakın ufacık bir ipucu dahi bulduğumuz insanları "Türk" olarak nitelendirme gibi bir hastalığımız var. Hatta kişi kendisi "Ne Türk'ü kardeşim saçmalamayın" dese bile, "Olur mu lan! Türksün işte" gibi bir çıkış sergileme potansiyeline sahibiz.

Bunun en güzel örneğini Mehmet Scholl'de yaşadık zamanında. Adamın babası Türk, annesi Alman ama eminim ki ne Türkiye hakkında en ufak bilgiye sahip, ne de ismi olan Mehmet den başka bir gram Türkçe kelime biliyor. Hatta adam babası annesinden boşanıpta annesi bir Alman ile evlenince gerçek soyadı olan "Yüksel" i değiştirip "Scholl" yapacak kadar Türk değil. Ama hiç olur mu öyle şey, biz bu adamı yıllarca Türk kabul ettik. Hatta adamın zikinde olmamamıza rağmen bu herifin başarıları ile gurur duyduk. Eziklik değilde nedir bu biraderim.

Sonra bizim milli takımımıza da half and half Türk'ler dahil olmaya başladı. Benim net hatırladığım Mustafa İzzet vardı. Adam yarı Kıbrıs'lı yarı İngiliz yine Türkçe bilmiyor. İngiliz milli takımına kabul edilmedi, "bari futbol kariyerim milli olmadan bitmesin" diye Türk milli takımında oynadı, biz de sevindindik.

Keza Kazım yine aynı model.

Bakın şimdi bu Türk Milli takımında oynayan İngiliz kökenli kardeşler tepki vermesi gereken bir durumla karşılaştıklarında "Hassiktir lan ordan" mı derler? yoksa "Fuck you" mu? tabi ki B şıkkını seçeceklerdir.

Peki o Alman Milli takımını seçtiği için yerden yere vurulan Mesut ne der? Tabi ki "Hassiktir" i çeker devamında da uzatır da uzatır. Demek ki neymiş Mesut %100 Türk müş.

Mesut aslanım burdan sana da bir çift lafım var. Tamam Alman milli takımını seçmiş olabilirsin ama "Kendimi Alman Hissediyorum" gibi demeçler verip götün başın oynamasın, yemezler. Adın Mesut lan bir kere nasıl Alman olabilirsin?

P.S.

Aklıma gelmişken söyleyeyim "Mesut Alman Milli takımını seçmese Real'e gidemezdi" diyenlere geç de olsa cevap. Türk milli takımını sırtına geçirip her fırsatta Türk olduğunu dile getiren Nuri ve Hamit'de Aslanlar gibi Real formasını giyecekler.
Muckss

3 Haziran 2011 Cuma

3 Çocuk Yapma Sorunsalı

Seçim öncesi başbakanın sunduğu bir proje vardı ya "Çılgın" olarak nitelendirilen. Bence o projeden çok daha çılgınını zaten önceden gündeme getirmişti başbakan hazretleri insanları 3 çocuk yapmaya teşvik ederek.

Ama benim dikkatimi çeken başbakanın çocuklarının başbakan kadar çılgın olmadıkları.

Sayın başbakanımızın çok muhterem 2 erkek evladı Burak ve Bilal Bey'ler acaba muhterem babalarına kaçar tane torun bahşedebilmişlerdir? Bildiğim kadarı ile iki çocuğundan yalnızca bir torunu var Tayyip Reis'in.

Ama düşündümde hak verdim çocuklara. Bir tane gemicikle nasıl baksınlar 3 çocuğa!
3 çocuğa bakabilmek için vatandaşın eline geçen aslanlar gibi 630 tl net asgari ücret mi var sanki Bilal ve Burak Bey'lerde!